Ayrılık

Beni duyduğu zamanlar geride mi kalmıştı yoksa kendi körlüğüm mü silinmişti, hala bilemiyorum. “Eskiden olsa” diye başlayacak cümleler için çok erkendi çünkü benim bu aşka biçtiğim ömür bu değildi. Bir aldanış mıydı yani?  Bana göre aşk; onun siluetine duyduğum merakı gidermek için onca kalabalığı geçmeye çalışmakla başlayan bir serüvendi . Cibran’ın şiirindeki doğruysa, hiç aşık olmamıştım. Oysa yıllar önce midemde uçan kelebeklerin renklerini anlatırdım sana bir bir. Sonraları renkler silindi, kelebeklere yazılan bir günlük yazgıyı aşılayıp büyüten ben miydim yani? Yok artık, insan en iyi kendini mi kandırırdı? Gözlerinde bir tual, tualde kocaman bir yüz gördüm. Mutluluğun resmini çizmeye çalışanlara inat, ihanetin keskin çizgileri benim yüzümü kanatıyordu. Başka bir kadın vardı gözlerinde ve sevmişsen yürekten bilirsin sevdiğinin başka bir yüze baktığını. Kadınla erkeğin farkını genellemelerde boğan insanoğluna isyan edip; hep aynı şeyi söylüyordum, her insan okunacak yeni bir kitaptır, her insan farklıdır. Fakat şimdi standardın ipi, benim de boynuma dolanmıştı.

2015′

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.